BAZILARI BİZİ BAZILARINDAN KORUMASIN !!!

2015-02-16 10:07:00

  Uzun zaman olmuştu yazmayalı...eğer böyle bir olayı kalmem alacağımı bilmiş olsaydım; yazma yeteneğimi sonsuza kadar kaybetmeyi yeğlerdim.    Özgecan ASLAN... 20 yaşında pırıl pırıl bir genç kız...Ben henüz özerk olma çabalarındayken dünyaya yeni gözünü açmış bir bebek o da...Ortak bir özelliğimiz var yalnız....Hemcinsiz....Kadın...Ve ''bazılarına'' göre biz aciziz ve korunmaya muhtacız.Peki kimden korunacağız? Bizim 'bazılarından' yine...    Toplumun temel taşı kadındır deriz hep...Önemli ögesidir; saygı duymalıdır. Ve yine çıkar 'bazıları' sahneye.Sahibiyim ne istersem o ola der...Temel görmek yerine o her taşı üzerinde ter ter tepinir.   Ben henüz anne değilim belki ve bu yazı ahkam kesmek gibi gelebilir 'bazılarına'...Ama eğer anne isek özellikle erkek annesi bence oğlumuz bunları öğrenmeli... 1.Kadın ile erkek insan ailesinin iki farklı cinsidir.İkisi de kendi içinde insandır ve kendi içinde üstünlükleri farklıdır ben üstünüm diye baskı uygulama.(Penisin senin üstünlük göstergen değildir!) 2.Kadın ve erkek her ikisi de insan olduğuna göre ikisi de acıkır dolayısıyla her ikisi de yemek ve diğer işleri yapabilir.(Kadın senin hizmetçin değildir!) 3.Arabalar ve tüm taşıtlar erkekler kullansın diye üretilmemiştir.Pekala kadınlar da araç kullanabilir.(Kadını trafikte taciz etme!). 4.Kadını korumak senin görevin değildir.(Kadını kendini senden korumak zorunda bırakma!) 5.Erkekler güçlüdür;kadınlar ise zeki.(Birlikt denge içinde yaşamayı öğren!) 6.Her kadına nasıl giyineceğini ikaz etmek senin göevin değildir! Yoldan geçen her kadının kıyafetine karışamazsın,kimin nasıl giyindiği ancak kendi tekelindedir. ... Devamı

TEZLİK FİİLİ(m)

2015-01-16 22:36:00
TEZLİK FİİLİ(m) |  görsel 1

TEZLİK FİİLİ   Ay olmuş…Yıl olmuş ben yazmayalı… Yazmayı mı unuttum, yazacak bir şey mi kalmadı,İlham denilen zihni sinir mi uğramadı ? Bilmiyorum…   Geçen zaman bana öylesine güzel bir şey verdi ki…Tarifi herkesin kendi şahsına münhasır…Aşk <3  Tam artık hiç tadamayacağım bir duygu diye nitelerken çıkıverdi karşıma…Aynen tezlik fiili ne fazla ne eksik : ‘Çıkıverdi…’ Ve nasıl oldu ne oldu bilmiyorum birden hayatım oluverdi. Betimlemeye çalışıyorum azıcık paslanmış imgelerimle şimdi…   Herkesin aksine ‘’ ay çokkk yakışıklı’ değil benim sahip olduğum…Aslında daha tehlikeli bir özelliğe sahip. ‘Sevimli’. Güvenme güzelliğine bir sivilce bitirir filan da değil hani :)…   Koskocaman bir kalbi var öyle ki tüm evreni sevebilir…Her insanın içinde bir iyilik olduğunu anımsar ve anımsatır genelde...Sevgisinin büyüklüğü kadar inadının evreni de geniş…Klişeliği sever  yemek tadarken ve baharatlardan nefret eder aksime. (Aşk zıtlıkları sever :))   Yaşamaktan mutluluk duyduğum bir şey o benim için…Nasıl kendini pek anlatmaz övmekten kaçınırsa insan bende hislerim derinliğini dökmüyorum yada dökemiyorum galiba Jiyiki bu evrende var mutluluk kaynağım…Ve iyiyki benim tezlik fiilim o…;) Devamı

BİR BURUN HİKAYESİ

2013-03-12 19:55:00
BİR BURUN HİKAYESİ |  görsel 1

     İnsanın koku alamamasından daha kötü ne olabilir derken önce tad duyumu sonra kısmen burunla nefes alma yetimi kaybettim.Daha kötüsü de varmış beterin beteri…    Zavallı burnum meğer uzun yıllar öncesi sevgili kuzenime yaptığım –bak Merve ben atlayabiliyorum-cesaret gösterisinde bana çok kırılmış,bense bana küsü kırıldığını nice seneler hiç fark etmeden öyle yaşamışım…    Gel zaman git zaman burnum acılarını içine atmaya,bense onun sorunlarıyla ilgilenmemeye devam etmişim.Ama burnum benim için mücadele etmekten yılmamış.Sinüzit dediğimiz kötülüğü bağrında hapsetmiş, ne içeri ne dışarı salıvermiş…Bunları fark ettiğimde epeyce geç olmuştu ama ben zavallı burnumu acılarından arındırmaya karar vermiştim…    Ameliyat günü gelip çattığında ise her şey herkes stabildi de bir ben durağan değildim.Bana enjekte edilecek ilaçlar hakkında elde ettiğim bilgiler de tamamlandıktan sonra bir uyuşukluk, vazgeçiş hali bedenimi damla damla sarıp sarmaladı.    Sonra içimdeki o uyuma isteği…Doktora ben burada uyuyabilir miyim diye soruşlarım ardından hiç hatırlamadığım operasyon ve uyurken uyanmaya çalışmalarım…Ve şimdi burnumla olan biyolojik rahatlamamız…Sanırım artık barıştık…      Devamı

BENDE BRÜTÜS’ÜM O ZAMAN YIKILAYIM

2013-01-27 12:19:00
BENDE BRÜTÜS’ÜM O ZAMAN YIKILAYIM |  görsel 1

     Sally Sezar… Bir tanecik ödev materyalim, evcil hayvanım,salyangozum…Hangi toprağın dibindesin şimdi bilmiyorum, hangi lahanaya musallat oldun onu da bilmiyorum…Sana ihanet ettim bildiğim tek şey bu…Gittim salyangoz kremi edindim bir tane, çok pişmanım…   Nasıl bir ruh halet-i ruhiyem vardı bilmiyorum,ama kapağının köşesinde senin bir türdeşinin serbest pozunu gördüğümde anladım gerçeği…Adım adım izlemiştim her halini beslenme alışkanlığını,uykunu,boşaltım zamanını,her yaptığını…Eğer o yağmur düştüğünde seni bıraktığım yerden almaya geldiğimde orada olsaydın seni hiç bırakmazdım…Sezar,beni affet sevgili salyangozum,o kremi yüzüme doğru düzgün süremedim zaten…Şimdi neredesin bilmiyorum ama beni hissedip antenlerini oynattığından eminim…Esen kalman dileğiyle… Devamı

MYANMAR KAN AĞLIYOR

2012-10-28 19:24:00
MYANMAR KAN AĞLIYOR |  görsel 1

   Semavi ya da değil tüm dinler için Allah'ın emirleri geçerlidir. Allah Teala  ne der 'öldürmeyeceksin, çalmayacaksın,zina etmeyeceksin,yalan söylemeyeceksin...'   Budist rahiplermiş,rahip dediğin zaman bir din görevlisi gibi algılarsın,hayata son veren insanları hangi dine sığdırır da anarsın?   Myanmar’da olanlara ilişti gözüm dün akşam haberlerini izlerken.Dünya’nın gözünü kulağını kapadığı bir yer olmuş Arakan Müslümanları’nın yaşadığı coğrafya.Sözüm ona ‘sadece dinleri farklı diye’insanları katlediyorlar.Hem de bu ilk olan bir şey de değil yıllardır bunu sistematik bir şekilde uyguluyorlarmış.Soykırımın alası oluyomuş yani,hem de gizli kapaklı değil göstere göstere,bağıra çağıra herkesin gözü önünde… -         Dünya’daki bazı devletler sözde soykırımları ispatlama,kabul etme,yasalar çıkarma derdine düşedursun.Demezler mi adama sen madem bu kadar amaç edinmişsin insan hayatının hakkını savunmayı Myanmar gelince mi gözün kulağın kapandı.-   Parantez kısmı bizi ilgilendirse de yazının tamamı tüm dünyayı ilgilendiriyor aslında.Artık Bangladeş’te gelen sığınmacıları kabul edemiyormuş.Gidişte koca okyanusun üzerinde ilkel sallar,varabilirlerse sığınma kamplarında salgın hastalıklar,açlık…Ölümü geciktiriyorlar adeta.Umarım bu drama sessiz kalınmaz.Allah zulme uğrayan herkesin yardımcısı olsun…(Bizler de elimizden geldiğince madden manen destek olalım lütfen!) Devamı

TAYVAN MI? O DA NE?

2012-09-30 15:32:00
TAYVAN MI? O DA NE? |  görsel 1

    Önceden de bana gözlerin çekik Tatar mısın diye sorarlardı.Hep hayır derdim ancak ; yaşadığım son olayda açıklama bile yapamadım şaşırmaktan.    Tatil döneminde sabahın erken saatleri sayılabilecek bir saatte uykusuzluk sebebiyle şiş gözlerle ekmek almak üzere çıkmıştım yola. Bulunduğumuz yere havacılık eğitimi için gelen bir grup genç aralarında konuşuyorlardı. Arkalarından yürüyordum bende.Buraya kadar her şey normaldi tabii.Beni fark ettikten sonra arkalarına bakmaya başladılar,bir daha bir daha ve yine…Onlar baktıkça bendeki sinir katsayısı artmaya başladı,tam ne söylesem de şunları iğnelesem diye düşünürken bir tanesi : -Oğlum bu kız var ya Tayvanlı ben bunu geçen yıl bir uçuşta görmüştüm deyip birde şuan ismini hatırlamadığım bir uçağı manyak kullanmakla niteledi beni. Yanındaki kız : -Aslında emin değilim ama benziyor da sanki dedi. -Oğlum bir Hello diyeyim mi belki cevap verir kesin o yaaa ! diye devam ederken üçüncüsü: -Ya bi yürü git dön önüne şeklinde çocuğu beni incelemekten alıkoydu.Sokağın sonundaki yol ayrımına dek hiç bozuntuya vermedim.Sonrasında ise gülme krizine girdim tabii.   Merak edip araştırdım hemen karar veremedim.Tayvanlı’lara benziyor muyum ki? Devamı

BRANŞIMA DOKUNMA ! -HERKES KENDİ ÖNÜNDEN YESİN YEMEĞİNİ-

2012-09-27 06:13:00
BRANŞIMA DOKUNMA ! -HERKES KENDİ ÖNÜNDEN YESİN YEMEĞİNİ- |  görsel 1

      Doksanlı yıllarda –ve elbette ki daha öncesinde- henüz sofrada herkesin kendine ait bir tabağı olmadığı zamanlarda öğretilen bir kural vardı annemiz tarafından : ‘Yemeğini önünden ye bakim,uzanma öteye beriye!’ derlerdi.Bugünlerde daha bir aklıma gelir oldu bu aile içi öğretinin cümlesi…    Alan değişikliği adı verilen bir durumla yeni eğitim sistemi sonucu açıkta kalan ya da branşı nedeniyle daha önce atanamamış,eşiyle ayrı bölgelerde çalışan öğretmenler ve üzüntüyle söylüyorum dahası zihin engelliler sınıf öğretmeni,yada teknoloji tasarım öğretmeni olarak ivedilikle atanıverdi…    Yapılan bu uygulama deyim yerindeyse özrü kabahatinden büyük oldu.İçinde bulunduğumuz zamanda kaynaştırma öğrencisi olarak bile ‘Bu öğrenciye ben eğitim veremem ki bilgim yok!’ tarzı kaçınma durumları sergileyen ve kendince de bir noktaya kadar haklı sayılabilen -bazı- sınıf öğretmenlerine haksızlık bu.Hiç bir eğitim verilmeden hiçbir denetlemeye tabi olmadan üstelik.Ne der tanımda : ‘Özel eğitim, özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitimdir.’   Özel yetiştirilmiş personele ne oldu ? Bir de o personel özel yetişmemişse nasıl eğitim programı geliştirecek ? Ve dahası maalesef ki... Aileleri bu duyarsızlaşma ile ilgili harakete çağırıyorum,lütfen çocuklarının haklarını gasp ettirmesinler,yasal yollardan bir şeyler yapmaya çalışsınlar…İşin maddi boyutunu ben ve birçok öğrenci arkadaşım geçti... Devamı

AY TUTULMASI

2012-08-18 17:40:00
AY TUTULMASI |  görsel 1

    Aşk; beden ve ruhumuz üzerinde olumlu etkiler bırakan, vücut kimyasıyla oynayan bir garip duygudur.   Birden çok çeşidi olan Aşk’ın her bünyeye göre bir biçimi,betimlemesi vardır.Bu sebepten herkesin Aşk’ı kendine göredir. Kimi rüzgara benzetir,kimi güle,kimi ateşe, karanlığa…Böylece uzar gider…   Bense Ay Tutulması’na benzetirim Aşk’ı.Nadir görülen bir doğa olayıdır neticede…Görmeden yaşayamaz, yaşamadan bilemezsiniz bu hissi; yaşayıp yaşamayacağınız ise meçhuldür.Tıpkı aşk gibi…Her yerde olan med-cezirler de vardır Ay Tutulması’nın içinde…Aşk hayata benzerse Ay Tutulması’da Aşk’a benzer…    Sevgiyle Aşk’ın kıyaslaması da sürer gider yaşamın içinde.Hangisi daha güçlü,hangisi daha uzun sürer,mutluluk hangisinde gizlidir??? Hep tartışma konusu olmuştur.Ben bu tartışmada hep Aşk’ın tarafındayım. Evet;sevgiyi her yerde bulabilir,ömrünüzü sevgiye adayarak bir mutluluk yakalayabilirsiniz.Ama Aşk her yerde yakalayabileceğiniz bir şey değildir.Çoğu sevgi sever Aşk’ı anlık ve gelip geçici olmakla suçlar bu ise bence doğru değildir.Doğa sevgisiyle doğayı koruyabilirsiniz bu olağan ve güzeldir. Ancak eğer bir başka şeye Aşk duyuverdiyseniz tüm malınızı mülkünüzü satıp dünya turuna gidebilirsiniz. Bu gezip görme aşk’ıdır.(Aşk sadece beşere duyulmaz.)     Ve biz çölde görüp ulaşamadık diye okyanuslar yoktur diyemeyiz.Şarkıda da dediği gibi :‘Aşk ölmez biz ölürüz’.     Dünya üzerine en çok çalınıp söylenen şeydir Aşk ve ölümsüzdür tırnak yarasında, yastık oyasında her yerde bu... Devamı

AŞİL TOPUĞU

2012-08-15 12:37:00
AŞİL TOPUĞU |  görsel 1

  Herkesin bir zayıf noktası vardır…Sanırım mühim olan bunu herhangi bir şekilde her ortamda dışavurmamaktır.     Ölümsüzlük ırmağında annesi tarafından yıkandığını bilen Aşil bile bir anlık dalgınlık sonucu topuğuna su değmemesinden vefat etmiş efsaneye göre. Bu bize iki türlü çıkarım sağlar. Madde bir efsanede çok mükemmel bir karakter olsan bile unutkanlık yapabilirsin,kimse mükemmel değildir.İki ;annen bile olsa hata payı olabilir kendi işini kendin gör J     Konuyu tekrar ciddi boyutuyla ele almaya çalışırsak ; efsanede imgeleştirildiği üzere ‘Aşil topuğu’ bizim zayıf kaldığımız yeri temsil eder ve darbe aldığında manen Aşil gibi ölüveririz.Aşil topuğu kendimize yenildiğimiz yerdir aslında…Orada barındırırız çoğuncalık yıkımımıza sebep olan ne varsa…Şimdi de beni meraklandıran bu zayıf noktanın ne barındığına dair değil de nerede durduğuna dair fikir beyan etmeye çalışalım.Bence zayıf noktaların yegane barınağı kalptir.Bugün bakıldığında biyolojik yapı olarak en karmaşık organımız beyin gibi gözükür evet belki biyolojik olarak bu böyledir. Ancak ruh boyutuna baktığımızda en karmaşık yer kalbimizdir. İnsanlar kalpleriyle hisseder beyinleriyle yaşarlar.    Zayıf nokta da bir his silsilesidir o zaman o da kalpte yaşar düz mantığıyla susturuyorum düşüncelerimi.Son tavsiye herkese göstermeyin Aşil topuğunuzun yerini J Devamı

DERLER'E KARŞI DERLEMELER

2012-08-08 16:20:00
DERLERE KARŞI DERLEMELER |  görsel 1

    Tercih dönemi de sona erdi artık gergin bekleyişin 2.evresine girdi adaylar…Hayatımın şahsen en dönülmek istenmeyen kesiti olan Ygs-Lys döneminin stresini anımsadım birden.    Kendi tercih listesi oluşturma aşamam geldi akabinde aklıma.Cetveli bir de Türkiye haritasını alıp elinize ölçmeye başlıyorsunuz,kmlerce yol santimlere indirgeniyor kısalıveriyor sonra soru işaretleri hücum ediyor,önce şehirleri eliyorsunuz sonra bölümleri.Ben Edebiyat okumak istiyorum hayalimi gerçek hayat öngörüleriyle yıkıyorlar önce.Sonra sıradaki tüm hayallerimi,bir bakıyorum tüm istediğim hayali işlerin yanında gerçekler,bu kez ruhen isyan ediyorum,yaza yırta yarı gerçek yarı hayal bir listem oluyor sonunda.Bu dönemde çevrenin görüşlerini de aşırı önemsiyorsunuz,zaten yeterince kaygılı sancılı bir dönem.Seçmek istediğim meslekler hakkında olumlu olumsuz bir sürü görüş de vazgeçirme çabasına da mağruz kaldım ama en güzeli bu idi sanki :   ‘Ne yapacaksın felsefeyi,adı güzel değil vesvese der gibi J Sen kalk ‘bilgi sevgisini’neye benzet…Derler her şey derler mühim olan dediklerine karşın düşünceleri ‘Ben ne istiyorum ?’ kısmını derlemek ruhen.-tavsiye olunur.-   Yorucu mu yorucu bu bekleme süresinde tüm adaylara ruh esenliği dileklerimle…  Devamı

PLATFORM EGO'SU

2012-08-08 15:18:00
PLATFORM EGOSU |  görsel 1

     PLATFORM EGO’SU     İnsanları fiziksel görünümlerine bakarak gruplayan tiplere sesleniyorum : ‘Sizsiniz çirkin!’  İnsanı insan yapan şey boyu kilosu, üzerinde taşıdığı bilmem ne marka kıyafetleri ve yaptığı  makyaj değildir. Bunlar ancak tamamlayıcı unsurlar olabilirler.     İnsanı insan yapmayı becerebilen şey erdemleridir. Sahip olduğu akıl,beyan ettiği fikirler,savunabildiği düşünceleridir.İyi ya da kötü olmayı becerebilmesidir. Hayattaki duruşudur.Bunu geç anlayıp kendine türlü türlü eziyetler etmiş hiç olmadığı biri gibi davranıp kendine kendiyle iç çatışmalar çıkarmış bir kimse olarak söylüyorum : Kısa boylu insanlar için topuk geçici çözümlerin içersindedir. Topuk egolarınızı doyurabilir. Ancak ;Mühim olan topuklar değil ne kadar okuyabildiğiniz,yorum gücünüzü kendinizi ne kadar aşabildiğiniz geliştirebildiğinizdir.Unutmayın topuklar gidici fikirlerse kalıcı ve değişkendir…Topuklarla birlikte kişisel gelişim çok güzel ikilidir… J Devamı

EĞER KERATOSİS PİLARİSSENİZ

2012-07-31 00:12:00
EĞER KERATOSİS PİLARİSSENİZ |  görsel 1

  EĞER KERATOSİS PİLARİSSENİZ   ‘ Keratosis pilaris nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Genellikle kuru cildi olan allerjik bünyeli kişilerde görülen bir tablodur. Hastalığın kesin tedavisi yoktur.’     Tıbbi tanımı bu sevgili genetik mirasımın,dünya üzerinde yaygınca görülmesine karşın sanırım bulaşıcı ve ölümcül düzeyde seyretmediği için pek bilinmiyor,henüz keşfedilmemiş,tıbbi terim olarak daha havalı kuşkusuz halk arasındaki adı o kadar havalı değil ne yazık ki…     Hastalıktan bir kurtuluşunuz yok değdim üzre ‘genetik miras’ kendileri…Ben hastalığın sosyal boyutuna takılmış rahatsızlardanım.Ah yazık vah neden öyle olduki gibi üzülmelerden sonra bak şunu da sür bunu da gibi bir sürü alternatif tıp fikriyle acıyarak gelir insanlar size,ergenliğinizi kabusa çevirebilecek yıkımlar yaparlar satır aralarında,sadece kollarınızdaysa kapalı bir şeylerle tolore edebilirsiniz,ama şans eseri yüzünüzde de kılcallar yüzeye yakınsa yandınız J    Eğer keratosis pilarisseniz barışmaya bakmak lazım ötesi yok,doktorların da ifade ettiği durdurulabilir ama iyileşmez kalıtımsaldır.Başka pencerelerden bakmayı deneyin ‘Ne kadar da özgünüm dokumdan en azından herkeste yok,ya da allığın nasıl sürüldüğünü bilmiyorum ihtiyacım yok gibi…’   Eğer keratosis pilarisseniz ödünlemeye tam gaz devam edebilirsiniz J Devamı

BİLİYORUM KANADA’YA GİDEN YOLLAR KAPALI

2012-07-22 23:19:00
BİLİYORUM KANADA’YA GİDEN YOLLAR KAPALI |  görsel 1

  Çocukluk hayalinden başlayıp yıllar içinde gençlik hevesine belki hayat amacına dönüşmüştü Kanada’ya gitmek benim için,hala da içimde ukte,günün birinde gideceğime de inancım hala ilk günkü gibi taze…    Gelelim sadede,tüm aileye ben Kanada’ya gitmek istiyorum diye ilk kez söylediğimde hemen herkes gülümsemiş muhtemelen ‘Çocuktur vazgeçer demişlerdi’ama  zaman içinde bunu sürekli bir biçimde uzun ve detaylı oluşmuş hayalden çok plana benzer bir şekilde anlatmaya başladığımda durumun ciddiyetini kavradılar,beni vazgeçirmek için türlü  yollar deneselerde baktılar vazgeçmedim ‘Susalım unutur’ dediler unutmadım,Kanada hayalimi erteleten ;en sonunda ‘Oraya gitcen de bidaha gelmiycen demi valla hakkımı helal etmem ‘tarzındaki cümlelerin yanında bir zamanların ünlü dizisi Sıdıka’dan çalınmış gibi duran cümleler oldu.     Bana da Cemal Süreya’nın şiirinden dizeler okumak kaldı Kanada’ya o zamanlar: ‘Biliyorum sana giden yollar kapalı…’(şimdilik J ) Devamı

WEDLOCK İS A PADLOCK

2012-07-19 20:44:00
WEDLOCK İS A PADLOCK |  görsel 1

  WEDLOCK İS A PADLOCK  Elinde olanlar bilirler ‘Dictionary 2008 Basic English/Metin Yurtbaşı 957.sf’ da öyle çok da uzun olmayan bir proverbs( atasözü)’dür kendileri. Google translatedeki çevirisi farklı sözlükteki anlamı ise bayağı bayağı uzundur.    Yeniden İngilizce’de seviye atlamalıyım gibi bir öğrenme çabasına düşmüş bulmuşken kendimi aradığım bir kelimeyi bulmaya çalışırken gördüm rastlantısal olarak kendilerini.Fosforlu kalemle defalarca daire içine alıp okurken çokça güldüğümden olacak anlamı üzerine epey düşündüm.Anlamı şu : ‘Eğer hanımın güzel ise,geçimin de iyi ise ne işin var düğün evinde bayram yerinde gir ağla çık ağla,eğer hanımın çirkin ise; geçimin de bozuk ise ne işin var ölü evinde gir ağla çık ağla.’    Döner dolaşır gene hanımı bulur mana J Yuvayı dişi kuş yapar deyip olanca sorumluluğu yık hanımın üzerine,sonra gelişine göre düğün evi yada ölü evi seç,beğen,al senin elinde.    Buradan tüm feministlere sesleniyorum,alalım şu yükü biz kadınların üzerinden yazınsal alanda da.Tamam atalar demiş ama hani bir düzeltme hiç olmadı eşitleme olsun.Hayat müşterek desin mesela,yada evlilikte terazi eşit sorumluluktur filan,bulalım bir şeyler…   Eşitlikle,esenle ve bol bol gülümsemeyle birlikte kalın J Devamı

'ANLARSIN Kİ ÖLÜM YOKTUR GEÇEN ZAMANDAN BAŞKA'

2012-07-14 20:19:00
ANLARSIN Kİ ÖLÜM YOKTUR GEÇEN ZAMANDAN BAŞKA |  görsel 1

  ZAMAN DURDUĞU YERİ ŞAŞIRMIŞ ZAMAN İÇİNDE    Yapraklar tek tek düşerken takvimlerden sonbaharını yaşayan bir ağaç misali çekip gider yaşam dediğimiz uzun yolculuktan…     Bizlerse anlar kovalarken anılar yakalarız günler kendine özgü hızızyla ömür selinden kayıp giderken…Zaman zaman içinde biz zamanın içinde…      Zaman üserinde çok yazılmış, çok söylenmiş,çok çizilmiş…Hem saatle,takvimle görülebilecek kadar somut hem de fark edilemeyecek kadar soyut;hem benimdir denilebilecek kadar öznel hem de herkesin olarak nesnel…      Ahmet Hamdi gibi ‘Ne içindeyim zamanın ne büsbütün dışında’duruşunu yakalamak lazım belki,belki de Salvador Dali’nin çizdiği gibi anlar geçtikçe eğilip bükülmeli zaman da insan gibi…Her ömür birden çok aşamayla yol alırken zamanlar geçmiş zamanlar ışımış zamanlar ağlamış hayat içinde nefes aldığımız her an kocaman hayat çerçevesi içinde…Gün gelmiş ve bir an olmuş ki evvel zaman içinde zaman bile durduğu yeri şaşırmış zaman içinde…     Zamanın üzerinde bu kadar çok durmuşken ve zaman şairlinden cümlelerle çıkmışken yola şiiriyle devam edelim,zamanı kendimize doğru ayarlayalım ve zamandan bir mısra daha koparmanın mutluluğuyla koyalım nokta imini :   BİR GÜN İCADİYE’DE Bir gün İcadiye`de veya Sultantepe`de, Bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde Bir kainat açılır, geniş, sonsuz, büyülü, Bu günün rüzgarında yıkanan mazi gülü Dağılır yaprak yaprak hayalindeki suya Bir başka gözle bakarsın ömür dene... Devamı